OLAÄžAN DIÅžI DURUM: DEPREM
Dünyada son yıllarda görülen deprem, sel baskını, hortum, kasırga gibi doÄŸal afetler ve bunlara baÄŸlı insan hareketleri sonucunda olaÄŸan dışı durumlar ortaya çıkmaktadır. Buna baÄŸlı olarak da bütün dünyada olaÄŸan dışı durumlara yönelik olarak eÄŸitim, planlama, danışmanlık, organizasyon gibi konularda çalışmalar yapılmaktadır.
OlaÄŸan dışı olaylarla oluÅŸan yıkımların ortak noktası öncelikle insan hayatı ve saÄŸlığını tehdit etmeleri ve para ve mal kayıplarına sebep olmalarıdır. İnsan saÄŸlığını tehdit etmesi nedeniyle olaÄŸan dışı durumlarla ilgili “olaÄŸan dışı durum tıbbı (disaster medicine)” adı altında bir kavram ve saÄŸlık çalışma alanı oluÅŸmuÅŸtur.
OlaÄŸan dışı durumlar, depremlerde olduÄŸu gibi, çok kısa sürede ortaya çıkabilirler. Ortaya çıkma biçimleri etkilenen bölgelerin coÄŸrafi, sosyal ve politik yapılarının özellikleriyle çok iliÅŸkilidirler. Bu anlamda, olaÄŸan dışı olaylar ortaya çıkmadan önce, ortaya çıkma zamanı, etkisi ve etki alanı gibi önceden bilinemez gibi görünen bazı noktaların tahmini mümkün olabilecektir. ÖrneÄŸin fay hattında kurulan depreme dayanıksız binaların oluÅŸturduÄŸu ÅŸehirlerde orta ÅŸiddetteki depremler, ÅŸehrin büyüklüÄŸüne baÄŸlı olarak büyük mal ve can kayıplarına neden olurlar. Günümüzde depremin olacağı an tespit edilemese de tüm olaÄŸan dışı durumların yıkım düzeyleri ve alanları öngörülebilmektedir.
Deprem, büyük yangın ve sel baskını gibi kitlesel felaketler ancak, önceden hazırlıklı ve planlı olunduÄŸunda az kayıpla atlatılabilir. Felaket planlaması, yerel yerleÅŸim alanlarından genel kamu örgütlerine, sivil vakıf ve organizasyonlardan devlet kurumlarına kadar her üniteyi içine alacak verimli halde fonksiyone edecek ÅŸekilde yapılmalıdır. Ülkemizde yaÅŸanan son deprem olayında da görüldüÄŸü gibi, ülkemizde çok yeni olan gönüllü sivil saÄŸlık ekipleri, her türlü bürokrasiden uzak, süratle hareket etme kabiliyetlerine sahip olmaları ve kendi kendilerine yetebilmeleri nedeniyle, felaket bölgesine en kısa sürede ulaÅŸmış ve her türlü yardımı taşımışlardır. Bu tür sivil toplum örgütlerin desteklenmesi ve ulaşım, donanım gibi ihtiyaçlarının sponsorluk ve bağış yoluyla saÄŸlanması gerekir. GeliÅŸmiÅŸ ülkelerde, devlet bu tür örgütlerin toplanmasında ve felaket yerine ulaÅŸtırılmasında organizatör rolü üstlenmektedir. Hatta arama ve kurtarmayı, temel ilk yardım ve tedaviyi bu tür sivil vakıflar aracılığı ile yapmaktadır.
DEPREMLE İLGİLİ BİLİNMESİ VE UYULMASI GEREKEN GENEL BİLGİLER VE KURALLAR
( Dünya SaÄŸlık Örgütünün Depreme İliÅŸkin Öngörüleri )
DoÄŸal bir afet olduÄŸunda, afetlerden sonra;
* salgın hastalıkların olacağı, cesetlerin salgın hastalıklara yol açacağı,
* dış kaynaklı tıbbi yardim gereksinimi olacağı,
* büyük miktarda tıbbi malzeme ve çadır hastanelerine ihtiyaç olacağı,
* çadırlardaki halkı yeniden sabit mekanlara yerleÅŸtirmeye ihtiyaç olacağı,
* gıda yardımına ihtiyaç olacağı,
* birkaç haftada herÅŸeyin normale döneceÄŸi gibi bir çok yanlış bilgi tekrarlanır durur.
Genellikle gayri resmi iletiÅŸim kaynakları ve basın yoluyla yayılabilen bu söylentilerin, kaynakların yanlış tahsisine, bağış yapanların yanlış yönlenmesine yol açmaması için, deprem ve sonrası ile ilgili teknik bilgilerin ve bilimsel kanıtların yeniden gözden geçirilmesi ve bunlara göre hareket edilmesi gerekmektedir.
bence buna bişeyler daha ekleyin çünkü insanlar zaten 17 ağustoas depremini biliyor sadece bu olmaz mesela depremde alınan yanlış davranışlar gibi bişey yazabilirsiniz bunu iyi düşünün bence hiç düşünmeyin direk bu sayfa bişeyler dehe yazın fırsat bu fırsat